![IHA_20100302_86904[1]](http://www.sohbet.la/wp-content/uploads/2010/03/IHA_20100302_869041-300x198.jpg)
Başbakan Erdoğan, geçen hafta medya patronlarına yazarları şikayet etmesi ile başlayan polemiğe yanıt verdi.
Sözlerinin farklı yorumlandığını belirten ErdoÄŸan, “Hiçbir basın medya patronu kalkıpta BaÅŸbakan ÅŸunu iÅŸten at demiÅŸtir diyemez. O denli aÅŸağılık oyunların içerisine girmem . Bana da gelip ÅŸikayet etme iÅŸletme senin iÅŸletmen. Dükkan senin dükkanın” dedi.
Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuÅŸan ErdoÄŸan, geçen hafta sonu demokratik açılımla ilgili olarak sanatçılarla gerçekleÅŸtirdiÄŸi toplantıya deÄŸindi. Sanatçılarla karşılıklı olarak düşünce alışveriÅŸinde bulunduklarını ve sanatçıların bu konudaki sorularını cevaplama fırsatı bulduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, tiyatro, sinema sanatçıları ile de biraraya geleceÄŸini söyledi. Medyada bazı sanatçıların çaÄŸrılmadıkları ÅŸeklindeki haberleri ve sanatçıların beyanlarını hatırlatan ErdoÄŸan, davet çalışmasının devam ettiÄŸini henüz davetiyelerin gönderilmeye baÅŸlanmadığını söyledi.
KonuÅŸmasında İspanya ziyaretine de deÄŸinen ErdoÄŸan iki ülke arasında iliÅŸkilerin her alanda iyi devam ettiÄŸini söyledi. ErdoÄŸan, İspanya’nın Türkiye’nin AB’ye üyeliÄŸini samimi bir ÅŸekilde desteklediÄŸini ifade etti.
AK Parti olarak yapıcı eleÅŸtiriden hiçbir zaman rahatsız olmadıklarını belirten BaÅŸbakan ErdoÄŸan, bu konudaki sözlerinin cımbızlandığını savundu. ErdoÄŸan, “Partimizi kurduÄŸumuz günden itibaren yapıcı, yol gösterici, ufuk açan uyarılara ve eleÅŸtirilere her zaman kulak kesildik ve dikkate aldık. Biz sadece bize oy verenlerin deÄŸil 72.5 milyon vatandaşımızın tamamının hükümetiyiz. Bu ülkedeki her bir ferdin hakkına hukuka ve özellikle de yaÅŸam tarzına ve düşüncesine saygı duyduk.
Saygı duymakla kalmadık bunları geliştirmenin mücadelesini verdik, veriyoruz. Başkasının özgürlük alanına müdahale etmediği sürece milletimizin çıkarları ile ters düşmediği sürece, hakaret ve çarpıtma ihtiva etmediği sürece her fikrin. her görüşün her yaklaşımın bizim nezdimizde değeri vardır ve biz ona her zaman için saygı duyarız. Suyu bulandıran, suyu zehirleyen kaos ve kriz tellalığı yapan yaklaşımları ise her zaman milletimize şikayet ettik. Bunların ülkemizin menfaatine olmadığını gür sesle ifade ettik. Örgütlü olsun yada
olmasın toplumun tüm kesimlerinin taleplerini büyük bir dikkatle dinledik.
O talepler karşısında yapılabilecek olanının azamisini yaptık, yapmaya çalıştık. 7.5 yıl boyunca ekonominin özellikle küresel şartlara entegre olmuş bir ekonominin istikrar ve güven noktasında hassas olduğunu ve olduğumuzu, herkesin de bu hassasiyeti gözetmesini gerektiğini vurguladık. Siyasetçilerin, medyanın, sivil toplum örgütlerinin bunların dışında erklerin, kurumların ekonominin bu hassasiyeti karşısında sorumlu davranmaları
gerektiÄŸini ifade ettik. Yani kuvvetler ayrılığı derken sadece bu konular üzerinde yasama organı mı hassas olacak? Veya sadece sadece yürütme organı mı hassas olacak ? veya sadece yargı mı hassas olacak? Hepimizin de hassas olması lazım. Bu gemide 72.5 milyon beraber seyahat ediyoruz. Birisi gece gündüz gayret etsin birisi dursun. Yok böyle birÅŸey. Veya üst kattakiler farklı alt kattakiler zemini delmeye çalışsın. Yok böyle bir ÅŸey.Bunlara fırsat vermememiz lazım” diye konuÅŸtu.
YAÅžANANLAR DEMOKRASİ VE HUKUKUN SÖZD EDEĞİL ÖZDE HAYATA GEÇMESİDİR’
Son birkaç haftadır Türkiye’de yaÅŸananların ekonomiyi olumsuz etkilediÄŸini belirten BaÅŸbakan ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü: “Borsada kısmı bir düşüş yaÅŸadık. Döviz fiyatları yükseldi ve gösterge faizde de bir miktar yükselme yaÅŸandı. Tekrar düşüş oldu. Her türlü olumsuz geliÅŸmeyi hükümete mal etmeye çalışanlar kendilerinin nasıl bir katkı saÄŸladığını da düşünmek zorundadırlar. Türkiye’de yaÅŸanan nedir? YaÅŸanan normalleÅŸmedir. Kurumların görevlerini yapması, demokrasinin güçlenmesidir.
Kirli oyunların kirli senaryoların deşifre edilmesi ve bunlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Yaşananlar demokrasi ve hukukun sözde değil özde hayata geçmesidir. Sistemin sağlıklı şekilde işlemesidir. Ama süreç öyle bir lanse ediliyor kurumlar çatışıyor, gerilim had safhada, ölüyoruz, bitiyoruz,bölüyoruz, bölünüyoruz . Böyle bir havada kasıtlı bir karamsarlık pompalanıyor. İşte benim itirazım bu noktadadır.
Benim serzeniÅŸim, bu tabloyadır. YaÅŸananlar Türkiye’nin ne kadar lehine ise kopartılan fırtına da o kadar aleyhinedir. Hangi kurumda hangi meslekte çalışır olursa olsun herkesin vatandaÅŸlık sorumluluÄŸu Türkiye’nin menfaatini istikbalini düşündürmeyi gerektirir. Hiçkimse Türkiye’ye zaman kaybettirmek gibi bir lükse sahip olamaz. Benim itirazım bunadır. Belli ideolojilere destek olmak belli ideolojilerin deÄŸirmenine su taşımak için yazılanlar, çizilenler bu ülkenin imajını ciddi bir ÅŸekilde zedelediÄŸi gibi ülke ekonomisine de ağır bedeller ödetmektedir. Siz ‘Gerilim var’ dediÄŸiniz zaman sadece ortaya bir fikir atmış olmuyorsunuz aynı zamanda bu ülkeyi izleyenlerin, bu ülkede yatırım yapanların yatırım yapmayı düşünenlerin zihninde de soru iÅŸaretlerini oluÅŸturuyorsunuz”.
‘KİMSE BAÅžBAKAN ÅžU YAZARI İŞTEN AT DEMİŞTİR DİYEMEZ’
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, geçen hafta medya patronlarına yazarları ÅŸikayet etmesi ile baÅŸlayan polemiÄŸe yanıt verdi.Medya patronlarına iliÅŸkin sözlerinin çok farklı deÄŸerlendirildiÄŸini belirten ErdoÄŸan Farklı deÄŸerlendirmeler olduÄŸuna göre demek ki biz meramımızı doÄŸru anlatamamışız. Birincisi benim o sözlerimin muhatabı doÄŸru birinci derecede medya patronlarıdır. Ama ben o patronlara ‘ Åžu yazarını beÄŸenmedim ÅŸunu at, bu yazarını beÄŸenmiyorum onu tut’ demedim ki, demiyorum ki. Benim söylediÄŸim ÅŸu. Bu patronlar
bizi ziyaret ederlerdi zaman zaman. Hala da edenleri var.
“Efendim biz gerilim istemiyoruz, istikrar istiyoruz, kaos istemiyoruz diyorlar: istikrar sayesinde iyi kazandık diyorlar. Bende her defasında kendilerine diyorum ki,’Bunu bana demeyin HerÅŸeye , her konuÅŸulanı bir gerilim bahanesi olarak takdim eden kenÄŸini vurguladık. Siyasetçilerin, medyanın, sivdi gazetelerinizin, TV yöneticilerine, yazarlarına söyleyin . En küçük bir olumsuzluÄŸu ÅŸok, ÅŸok,ÅŸok diye abarta abarta, döndüre döndüre, evire çevire veren
millete durmadan karamsarlık pompalayan adamlarınıza söyleyin diyorum. O zamanda bana verdikleri cevap “Biz bunlara sözümüzü geçiremiyoruz’, Gazetenin yayın grubunu sen belirliyorsun. Åžirket açıyorsun ÅŸirketi batırmak için elinden geleni yapan yöneticiyi orada tutar mısın? Hemen ertesi gün kapıya koyarsın.
Basın dünyasında böyle deÄŸil nasıl öyle deÄŸil aynen öyle. GeçmiÅŸte bunun örneklerini gördük. Bizimle gelip bunları konuÅŸma o sana kalmış birÅŸey. Bizden isimde istemeyin demiÅŸimdir hepsine. Hiçbir basın medya patronu kalkıp ta BaÅŸbakan ÅŸunu iÅŸten at demiÅŸtir diyemez. O denli aÅŸağılık oyunların içerisine girmem onu baÅŸkaları yaptı onu gidip baÅŸkaları ile konuÅŸsunlar. Bana da gelip ÅŸikayet etme iÅŸletme senin iÅŸletmen. Dükkan senin dükkanın. Benim yazarlarla çizerlerle kiÅŸisel bir sorumum yok. Yapıcı eleÅŸtirilerden her zaman faydalanırım. EleÅŸtiri kisvesi altında hakaret etmeye yeltenenler olursa hukuka havale ederim. Sosyal ve siyasal psikoloji ekonomiyi de anında etkiliyor. Ekonomi etkilendiÄŸi anda memurda, işçi de esnaf da bundan olumsuz etkileniyor. Demokrasi kurum ve kurallar iÅŸliyor. Herkese düşen bu iÅŸleyiÅŸe saygı duymaktır güvenmektir. YaÅŸanan tüm tartışmalar demokrasinin de hukukun da yükselmesine katkı saÄŸlıyor. Umut vermesi gereken bu tartışmalar adeta umutları kırmayı hedefliyor” diye konuÅŸtu.
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, partiler, medya ve sivil örgütlerin de sorumlu ve saÄŸduyulu olmak zorunda olduklarını belirterek, “Kriz çıkarmak, krizden medet ummak devri artık kapanmıştır. Kriz tellalları için artık bu kapıda ekmek yoktur” dedi.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, TBMM’deki Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, demokrasinin kurum ve kurallar rejimi olduÄŸunu belirterek, Türkiye’de de kurum ve kuralların iÅŸlediÄŸini söyledi. Demokratik sisteme, hukuk sistemine herkesin güvenmek zorunda olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, “YaÅŸanan tüm tartışmalar, demokrasinin de hukukun da daha ileri standartlara yükselmesine katkı saÄŸlıyor. Ama öyle bir atmosfer oluÅŸturuluyor ki, umut vermesi gereken bu geliÅŸmeler, adeta umutları kırmayı hedefliyor. Siz siyaseti güçlendirmeye çalışıyorsunuz, bir bakıyorsunuz en ciddi eleÅŸtiriler, engelleme çabaları siyasetçilerden geliyor. Yani siyasetin içinde olan bir siyasetçinin siyaset kurumlarını zedeleme veya siyaset kurumlarını çökertme gibi bir gayreti olabilir mi? Bunu dünyada göremezsiniz, geliÅŸmiÅŸ, ileri demokrasilerde göremezsiniz. Ama Türkiye’de görürsünüz, Türkiye’de var” diye konuÅŸtu.
En ciddi saldırıların, demokrasinin olmazsa olmazı olan siyasi partilerden veya bunların temsilcilerinden geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Siz hukuku geliÅŸtirmeye, adalete güç vermeye çalışıyorsunuz; öyle bir tepkiler alıyorsunuz ki, sanki birileri hakkın, hukukun yerine gelmesini istemiyor. Peki, siyasetçi siyaset kurumunun güçlenmesine direnirse, iÅŸadamı ekonominin bozulmasına çanak tutarsa, medya demokrasinin geliÅŸmesine katkıda bulunmazsa, hukukçu hukukun yerine gelmesini veya yenirini bulmasını istemezse, buna imkan tanımazsa, herkes bindiÄŸi dalı kesmeye çalışırsa bundan kim kazanır? Maalesef uzun yıllar boyunca siyaseti itibarsız hale getiren iÅŸte siyasetçilerin bu ilkesiz tutumu olmuÅŸtur. Siz partilerin hakkını, hukukunu savunmazsanız, siz sivil siyaseti savunmazsanız, içinde bulunduÄŸunuz meclisin hakkını hukukunu savunmazsanız, temsil ettiÄŸiniz milli iradesini hakkını hukukunu savunmazsanız, siyaset nasıl güç kazanır, nasıl itibar kazanır, demokrasi nasıl geliÅŸir, milli irade nasıl hakim olur? Siz milletin iradesini ne kadar yüksekte tutarsanız, millet de sizi o denli yüksekte tutar.”
“KİMSE BİZE GAZ VEREMEZ”
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül’ün haftalık olaÄŸan görüşmeyi Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral İlker BaÅŸbuÄŸ’un da katılımıyla üçlü gerçekleÅŸtirmesi ile ilgili yorumları da deÄŸerlendirdi. ‘Kurumlararası kavgadan, çatışmadan söz edenlerin’ normal bir görüşmeye dahi tahammül edemediklerini belirten ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanı gül’ün Anayasa’nın kendisine verdiÄŸi yetkiyi kullandığını yineledi. BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Biz birilerinin gazına mı gelecektik? Biz ana muhalefet lideri veya diÄŸerlerinin yaptığı gibi bu davete icabet etmeme nezaketsizliÄŸini mi gösterecektik? Davet etmiÅŸtir, ülkemizin sorunları vardır, ortamda, gündemde bir ÅŸeyler vardır. Tabii ki bunları görüşmek üzere gittim. Kaldı ki zaten bizim haftalık bir de rutinimiz var. Bu defa davet üzerine üçlü olarak bunu gerçekleÅŸtirme fırsatımız oldu. Bundan niye rahatsız olunuyor. ‘Demokraside bu tür ÅŸeyler olmaz’mış. Demokrasilerde bunlar rahat rahat oluyor ve dünyanın her yerinde de olmaktadır. Bu dünyayı en az, iÅŸte o köşe yazarları kadar tanıyoruz, biliyoruz. Ve Türkiye’de de ÅŸu anda bütün bu atılan adımların Türkiye’ye nereye doÄŸru götürdüğünü çok güzel ortaya koyuyor. Bundan bir ÅŸeyler çıkanlar çıkarıyordur, ama kimse de kusura bakmasın, bize faz vermeye kalkmasın. Biz attığımız adımı çok iyi biliyoruz. 40 düşünüyoruz, ona göre de adımı 1 atıyoruz, 5 atıyoruz, 10 atıyoruz, atmaya da devam edeceÄŸiz. Durmak yok yola devam.”
“KRİZ TELLALLARINA BU KAPIDA EKMEK YOK”
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, kimsenin kimseyle görüşmemesini, diyalog kurmamasını, herkesin birbirine şüpheyle bakmasını, her sorunun krize dönüşmesini, sistemin iÅŸlememesini, kurumların çalışmasını isteyenler olduÄŸunu kaydetti. Ancak Türkiye’de her kurumun sorumluluÄŸunun bilincinde olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Sorumlu olmak, duyarlı olmak, saÄŸduyulu olmak sadece devlet kurumlarının başındakilere mahsus deÄŸildir. Partiler de, medya da, sivil örgütler de sorumlu ve saÄŸduyulu olmak zorundadır. Kriz çıkarmak,
krizden medet ummak devri artık kapanmıştır. Kriz tellalları için artık bu kapıda ekmek yoktur. Milletim artık kimin huzur için gayret gösterdiÄŸini, kimin güven ve istikrar ve güven için çaba gösterdiÄŸini görüyor. Kimin huzuru ve istikrarı bozmak için felaket tellallığı yaptığını da görüyor. Siz ülkenin huzuru diyorsunuz, refahı, ekonomi diyorsunuz. Birileri de kalkıyor ‘benim ilgi alanıma görmez’ diyor. ‘DeÄŸiÅŸim, dönüşüm’ diyorsunuz, ‘ben istemem’ diyor. ‘İzin vermem, engel olurum’ diyor. Statükoyu göğsünü gere gere savunan, hem de bundan gurur duyan anlayışla karşı karşıyayız. İşte milletimiz bu sorumsuzların kim olduÄŸunu bugün daha iyi görüyor ve görecek. Bunları anlatacağız” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“KAPILAR AÇILACAK”
Türkiye’de geçmiÅŸte, milletin bazı ÅŸeyleri bilmiyor olabileceÄŸini belirten BaÅŸbakan ErdoÄŸan, “Kapıların arkasında kalan bazı gerçekler olabilir. Ama kapıların arkasında kalan birçok gerçekler artık kapıların önüne çıkmaya veya kapılar ardına kadar açılmaya yavaÅŸ yavaÅŸ baÅŸladı. Benim milletim bunu görecek, deÄŸerlendirmesini ona göre yapacak” dedi.
ErdoÄŸan, bu çerçevede CHP’nin geçmiÅŸte kapalı kapılar ardında, DTP ile 20 militan ismin milletvekili yapılmasına yönelik görüşmesinin de ortaya çıktığını anlattı. ErdoÄŸan, “Burada kantar milletimin elinde. O kantarla tartıyor. Ger Orgeneral İlker BaÅŸbuÄŸ’un daçekler de ortaya çıkıyor” dedi.
iha



